10 Haziran 2008

Gülten Akın

Kredi başvurularını onaylarken bir tanesi dikkatimi çekiyor. Başvuru sahibi Gülten Akın, diğer çoğu müşterimiz gibi maaşına karşılık limiti dahilinde kredi başvurusunda bulunmuş. Bir an içim heyecanlanıyor. Şair Gülten Akın mı acaba diye meraklanıyorum. Dosyasında evrakları tam, sorguları temiz. Nüfus cüzdanının siyah beyaz fotokopisinde koyu çıkmış fotoğrafa dikkatle bakıyorum. Kendisini görsem tanımam ki, değil fotoğrafını! Hafızamı zorlayınca öğretmenlik de yaptığını hatırlıyorum. O halde bizden maaş alan bir emeklimiz olabilir düşüncesi bir heyecan dalgası daha yaratıyor içimde. Saniyenin yarısında kendimi ve artık müşterimiz olan şair Gülten Akın’ı başrole koyduğum bir senaryo yazıyorum.

Dosyaları almaya gelen genç arkadaşım sona bıraktığım için dosyasında bir eksiklik olup olmadığını soruyor. Yok tabii ki. Aynı isimli şair mi yoksa isim benzerliği mi sohbetinin sonunda bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Bunu şimdi onaylamayayım, müşteri gelince sen haber ver. O zaman onaylar, dosyasıyla birlikte yukarı çıkarım, orada kendim sorarım diyorum. Yok, o kadarcık bekletmeye bile kıyamam. Geldiğinde bana haber vermesinde anlaşıyoruz. O gittikten sonra aynı sohbeti kredi yetkilisi diğer arkadaşla da yapıyoruz. Şiir yazdığı için ünlü olduğunu anlatmam da bir o kadar zaman alıyor. Ünlü deyince niyeyse dizi oyuncusu mu diye soruyor. Hangi arkadaşıma gelirse gelsin bana haber verecekler, içim rahat diğer işlerime dönüyorum.

Gülten Akın aklıma akşam kredici arkadaşımı görünce geliyor. Gelmedi mi diye merakla soruyorum. Geldi ama hiç öyle yazar gibi bir havası yoktu, o yüzden size haber vermedim deyince bozuluyorum. Hepimizin neci olduğu alnımızda mı yazıyor?! Hem şair dedim ne yazarı!!! Küçük bir ihtimal için kırmamak adına bir şey demiyorum ve internette araştırmaya girişiyorum. Gülten Akın 1933 Yozgat doğumlu şair… Bizimkinin de doğum yılının 1933 olduğunu görünce sıcak bir rüzgar esiyor içimde. Tek farkla, bizim müşteri Bandırmada doğmuş, rüzgar serinliyor… Sonrasında imzalarını taşıyan fişleriyle birlikte dosyası tekrar geliyor. El yazısıyla yazdığı ismini ve titrek imzasını inceliyorum. Hayretle el yazısını bir şairinkine benzetemediğimi fark ediyorum!



Yeniden

Karanlık bastı mı gelirsin
Pencerem dibinde durursun
Oyuncaklar kabartma harfler gibi
Elle tutulur garipliğin

Elişi kağıtlardan çiçekler yaparsın
Yeni şekiller görülmedik renkler ışıklar yaparsın


Gülten Akın

6 yorum:

metin dedi ki...

Gülten Akın deyince akan sular durur.

Nasılsınız efenim? Görüşmeyeli yıllar oldu da...

Pınar D. dedi ki...

durdu netekim, ancak isim benzerliğiymiş...

biz iyiyiz Metin Beycim, siz nasılsınız asıl?!! blogunuza baktım, üüü üh birsürü şey yazmışsınız yeni:))))

görüşmek üzere!

metin dedi ki...

Efenim zaman nelere kadir! Görüşmeyeli neler neler oldu... WP sansürüyle blogistan tarümar oldu, ben malikaneyi terkettim, sonra başka bir yerde kaçak kulübe inşa ettim, sonra onu da terkettim, sonra ikisine de geri döndüm, ismimdeki fazlalıktan kurtuldum falan... Kulübeme de beklerim. Bu yorumumda ismime tıklarsanız oraya varırsınız.

Siz nasılsınız, neler yapıyorsunuz?

Pınar D. dedi ki...

jazzettayı okurken farkettim. şimdi yeni pencerede açtım. lover is loser, nasıl bir isimdir Metin Bey??? lover is winner, bence yani...

ben aynı tas... devam... yıkanıyor muyum pişiyor muyum belli değil :) denişiklik olarak söyleyebileceğim, işyerim değişti -öykülerden anlamış olabilirsiniz- bir de bizim okulun istanbul mail grubu varmış. siz de bilir misiniz? üye misiniz? abilerimiz ablalarımız ve kardeşlerimizle sosyalleşiyoruz, o kadar...

metin dedi ki...

Efenim kulübeyi aşk acısıyla inşa ettim de ondandır o motto zahir! Yoksa elbette aşk kazandırır, di mi ya!

Yok, ben hiçbir yere üye filan değilim. Bilmiyorum.

Pınar D. dedi ki...

hah şöyle!

budur:
http://www.mulkiyeistanbul.org

bir de -hatta birkaç- mail grubu var yahooda... siz kaç mezunuydunuz bu arada? (yaş hesabı yapmam, söz;)