29 Ekim 2006

Favori Film Festivalim Başladı!

Bugün Cumhuriyetimizin 83. doğum günü. Kutlu olsun! Sabah yürüyen öğrencilerle caddede kutladık, akşam da Cumhuriyet Balosu’nda kutlayacağız.

Ancak bugünkü mesajın asıl konusu başlıktan da anlaşılacağı gibi bir film festivali. Bu sene 5. kez düzenlenen, İstanbul’a geldiğimden beri takip edip müptelası olduğum ve yapmayı en çok sevdiğim şeylerden birine hizmet eden bir festival: Komedi Filmleri Festivali! Ve bu da festival sponsorlarından Garanti Bonus’un izleyicilere yaptığı bir hoşluk!


Diğer seneleri hatırlamıyorum, ancak bu senenin afişlerini beğenmiştim. Biletimi aldığım gibi koluma giren şarlo kılığındaki pandomimciye direnmedim ve kendimi birden hatıra panosunun önünde poz verirken buldum. Sonrasında çekilen poloroidi buzdolabına iliştirmemizi sağlayacak çerçeve şeklinde bir mıknatısla birlikte elime tutuşturdular ve bir kez daha kalbimi kazandılar…

Festival açılışını Cuma akşamı 2005 yapımı bir İspanyol yapımı olan Tapas ile yaptık. Film hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan gittik ve festivalin film seçimine güvenimizi tazeleyerek çıktık. İspanya’da –sanırım Barcelona- kenarda bir mahallede yaşayan insanların birbirinin içine geçen öykülerinin –bu da bir film eleştirisi klişesidir ancak buraya cuk oturuyor- anlatıldığı film ruhumu okşadı, kadife gibi yaptı. Conchi idolüm oldu, Don Mariano ile arasındaki sevgi idealim, Mao’ya, Cesar’a bayıldım ve Raquel’i hiç ayıplamadım! Keşke Conchi ile Don Mariano’nun o son gecelerine dair bir görsel bulabilseydim. Onun yerine filmdeki tek meşelik kişilik olan –ama o da insan- Lolo’nun yer aldığı bir kare koyuyorum ve filme on üzerinden on, beş üzerinden beş yıldız verdiğimi beyan ediyorum.


Dün akşamki film ise 2006 Fransız Belçika yapımı Dikkenek idi. Ukala anlamına gelen ismi film hakkındaki en başarılı tanımı yapıyor aynı zamanda. Belçikalıların zengini ortalaması, kadını erkeği nasıl da topluca kafayı yediklerini gayet ironik ve muzip bir şekilde ortaya koyuyor. Sapık mezbaha müdürü, alkolik mirasyedi, adapte olamamış azınlık, bitirim serseri, lezbiyen polis, ne yapacağını şaşırmış zengin çıtır, uyuşturucu kullanan öğretmen, sürekli dayak yiyen ukala, hiçbir konuda dikiş tutturamamış kaybeden… hepsi bu filmde! Böyle anlatınca kulağa pek hoş gelmiyor belki ancak film hepsinin aslında senin benim gibi insan olduğuna ikna ederek bitiyor ve geride bütün bunların arasında aşkın yeşerebileceğine dair hoş bir umut bırakıyor.

Filmde Stef’i oynayan Dominique Pinon’u nereden hatırladığımı da buldum. Yıllar öncesinin Kayıp Çocuklar Şehri’nden. Yedi tane mi sekiz tane mi klonlanmıştı ve aynı sarkık dudaklarla ortalıkta koşturuyordu. Sonra Amelie’de gördük, bu üç filmde de oyunculuğunu beğendik. Aşağıdaki afişinde kendisini alt sırada sağdan üçüncü olarak diğer renkli kişiliklerle birlikte görüyoruz.


Programa bakınca
21:30 seansındaki In a Day- Bir Günde’yi de izlemek üzere seçmiştim. Ancak ona bilet kalmamıştı. G-mall’ın hemen yanındaki Küçükçiftlik Eğlence Parkı da açık olunca çok dertlenmedim. Rezervasyondan alınmayan bilet var mı diye bakmadan çocukluğumuzdan bir anı tazelemek için ışıkları yanan ancak müşterisi olmayan parka gittik, bir seans çarpışan arabalara binip çocuklarla birlikte onlar gibi şenlendik…

3 yorum:

metin-thePoor dedi ki...

Merhaba!

Son birkaç yazınızı okuyunca kıskançlıktan gebermek üzere olduğumu hissettim. His, devam ediyor!

Pınar D. dedi ki...

Metin Beycim, hoş gelmişsiniz, sefalar getirmişsiniz...

Hiç yakışıyor mu öyle kıskançlıkmış, gebermekmiş sizin ağzınıza? Şunun şurasında siyah beyaz hayatımıza iki renk katmak adına kendimizi sinema salonuna atmışız. Zaten kalıbıma sığmam taşarım modundayım. İnanmazsınız kendimi Moskovalara mı atsam, ne yapsam diye düşünmekteyimdir...

Artık hala o his devam ediyorsa yapabileceğim tek şey yarın akşam iki festival filmine üst üste gitmek artı bunları taze taze bloglamaktır!

Sağlıcakla kalınız, bizi sizsiz bırakmayınız... Uzun zamandır yoksunuz, gözümüzden kaçtı sanmayın... Ben de kendi derdime düşdüm, internet hayatımı ihmal edişim ondandır...

Adsız dedi ki...

vab банк
vab банк
[url=http://globalist.org.ua/?p=19244]vab банк[/url]
http://globalist.org.ua/?p=19244 - vab банк