10 Ocak 2007

Almanak 1988

1988’de ne yaptığımı hatırlamayı deniyorum. Net bir şey gelmiyor aklıma. 12 yaşımda olduğuma göre ortaokula gidiyordum, hologramın hesinden haberim yoktu, aklım beş karış havadaydı, tek derdim yeni yeni çıkan video klipleri izlemek, yabancı şarkıların sözlerini anlamaya ve ezberlemeye çalışmaktı. Saçlarının yarısını kazıtmış ciyak ciyak bağıran bir kız vardı mesela, girls just wanna have fun diyordu… Sonra Madonna çıkmış la is la bonitayla sallıyordu ortalığı. Bir de kızılderiliye benzeyen erkek gibi sesli bir kız vardı, biraz düşünürsem adını hatırlayacağım…

Daha önce burada sözünü ettiğim Yuri Denisyuk ise 1988’de SSCB Bilim Akademisinin Holografi konusuna bakan bilim konseyinden ayrılıp Fiziksel ve Teknik Enstitüsünde çalışmaya başlamıştı. Bunu 1991’de yayımladığı ‘Certain Features of the Development of Display Holography in the USSR’ adlı makalesinden öğreniyoruz. 1992’de Leonardo dergisinde ‘My Way in Holography’ başlığı ile yer alan 6 sayfalık bu makaleye hologram forumundan Ed amcaya ‘ben Denisyuk amca hakkında bir şeyler karalamak istiyorum, yok mudur paylaşabileceğin bir anekdot’ diye yalvarınca cevap olarak ulaştım. İsteyenlere pdf dosyası olarak gönderebilirim.

Ne diyorduk… Denisyuk amca 1988’de katı hal fiziğinden mikroelektroniğe uzanan bir yelpazede faaliyet gösteren bu enstitüde holografiyi optik hesaplamalara uyarlama merakını geliştiriyordu. Aynı anda başka bir yerde henüz ondokuz yaşında bir kız vardı. Bu kız Almanya’da doğup İngiltere’de büyümüş, Malezyalı annesinden ve Hint-fijili babasından aldığı esmerce bir teni, kapkara gözleri ve hangisinden aldığını bilmediğimiz buğulu mezzo sesi ile doldurduğu ilk albümü müzik listelerine hızlı bir giriş ve haklı bir sükse yapmıştı. Kızın adı Tanita Tikaram, albümün adı Ancient Heart, hit parçası ise en aşağıda sözlerini gördüğünüz Twist in my Sobriety idi.

Nakaratında gözlerime bak onlar sadece hologramlar diye tekrarlayan bu genç kızın doğduğu 1969 yılında Denisyuk amcanın türlü imkansızlıklar içinde yürüttüğü hologram denemelerinde obje olarak metal bir para kullanmayı akıl edip de düzgün bir hologram yapmasının üzerinden bir yıl geçmemişti, yine makaleden öğreniyoruz. Bütün bunları birleştirince sen ne zaman büyüdün, hologramı öğrendin de şarkı sözü olarak yazdın diye hayretimi ve hayranlığımı ifade etmek istiyorum. 1988’in üzerinden bir ondokuz yıl daha geçtikten sonra bir Pazar günü arabada giderken dinlediğim radyo kanalında bu şarkı çalıp bittiğinde, benim aklımı başımdan alıp gittiğinde öyle hissettim yani: hayretler içinde ve hayran…

tanita tikaram - twist in my sobriety

all god´s children need travelling shoes
drive your problem from here
all good people read good books
now your conscience is clear
now your conscience is clear

in the morning when i wipe my brow
wipe the miles away
i like to think i can be so willed
and never do what you say
and never do what you say

look my eyes are just holograms
look your love has drawn red from my hands
from my hands you know you´ll never be
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety

we just poked a little pie
for the fun the people had at night
late at night don´t need hostility
the timid smile and pause to free

i don´t care about their different thoughts
different thoughts are good for me
up in arms and chaste and whole
all god´s children took their toll

look my eyes are just holograms
look your love has drawn red from my hands
from my hands you know you´ll never be
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety

cup of tea, take time to think. yea
time to risk a life. a life. a life
sweet and handsome
soft and porky
you pig out ´til you´ve seen the light
pig out ´til you´ve seen the light

look my eyes are just holograms
look your love has drawn red from my hands
from my hands you know you´ll never be
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety

look my eyes are just holograms
look your love has drawn red from my hands
from my hands you know you´ll never be
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety
more than twist in my sobriety

3 yorum:

Barbara dedi ki...

Keto ja istram yor ou bendorinor nina, grario! Dolordiali joas, nostambi superr en conher vaiortoa? Compodeste tamo fiatunao vit! Se lo luidas, zizzai, ambram!

Pınar D. dedi ki...

Tam da bu ablanın derdine tercüman olacak var mı diye soracaktım ki derdinin anlaşılmak olmadığını farkettim...

öyle, yorumlar boy boy, çeşit çeşit... ziyaretçiler de öyle... CA sunnyvale'deki arkadaşım, güle güle gittin, hoş döndün grassvale'lerden! oradan da bakmayı ihmal etmemişsin ya, süpper!

visne curugu dedi ki...

güzel bir yazı olmuş. holografik ve ilginç...