sergiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sergiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Ocak 2008

Einstein Sergisi

Ben dün Einstein Sergisine gittim nokta. Einstein bir yana, serginin vaadettiğinin çok azını sunduğunu belirtmeliyim. Ya da ben fazlasıyla gaza gelmiş bir şekilde, sergiyi gezmek için tamamının boş olduğu bir pazar günü bekleyerek ve bekledikçe de heyecanlanarak gittiğim için bana öyle geldi.



Şuradaki resmi sitesinde yazdığı gibi saat dokuzda değilse bile onda serginin kapısındaydım ve benden başka sadece görevliler vardı. Halbuki biletixte önceden biten biletler vsyi okuyunca kalabalığa kalmadan sergiyi gezmek gerek diye düşündürttü. Zamanla kalabalıklaşsa da çıkarken bile 20 kişiden fazla izleyici yoktu. Üstelik bütün filmleri izlediğim, her zamazingonun açıklamasını dinlediğim halde sadece iki saat geçmişti.



Sergi izlenimlerini benden bile daha motive başka bir arkadaş şu adrese yapmış. Daha iyisini yapabileceğimi sanmıyorum. Benim eklediğim şeyler kendi çektiğim fotoğraflar olsun. Üstteki bir karadelik simülasyonunun karşısındaki halim. Alttaki kare sergiden daha çok beğendiğim Doğuş Oto Center'in görünümü. En alttaki ise serginin karanlık ortamından sonra hava almak için kendimi attığım Yeniköy Spor Tesislerinin Lokalinin duvarına tüneyerek bana modellik yapan martı.

27 Kasım 2006

Leonardo’nun Dehası



Şehre böyle bir serginin gelip de bir bilim tutkunu olarak ziyaret etmemem düşünülemezdi kanımca. Serginin aralık sonuna kadar süreceğini bilmeme rağmen boş bulduğum ilk pazarımı sütlüceye gidip Rahmi Koç Müzesinde sergiyi gezmeye ayırdım. Biz gittiğimizde saat on ikiyi biraz geçiyordu ve o hali bile bana fazlasıyla kalabalık gelmişti. Çıktığımızda saat iki civarıydı ve kuyruk binanın dışına doğru epey uzamıştı. Otobüsler dolusu gelen öğrenciler ve öğretmenlerinin yanı sıra sergiye katılım beklediğimden yüksekti.

Sergi hakkında buradaki resmi sitesinde söylenenden başka bir şey söylemeye gerek yok sanırım. Müzenin büyük bir salonu ve asma katı Leonardo’dan kalan çizimlere dayanarak yapılmış maketlere ayrılmış. Hepsinin yanında açıklaması ve çizimlerinin bir örneği bulunuyordu. Eğer öyle olmasa çok fazla şey ifade etmeyebilirdi. Çünkü uzaktan baktığım ve bir şeye benzettiğim her alet istisnasız başka bir şey çıktı. Bana eşlik eden mühendis arkadaşım sağolsun, okusam da anlayamayacağım mekanizmaların hangi makinelerde kullanıldığını ve birçoğunun hala aynı prensiplerle çalıştığını anlatarak Leonardo’nun dehasına duyduğum hayreti artırdı. Adamın yaşadığı yılların koşullarını düşününce müthiş bir bilgi ve hayal gücüne sahip olduğunu çıkarıyorum. Çok zor bir hayat olsa gerek…Neyse, aşağıya sergide çekilmiş bir fotoğraf iliştirdim. Gördüğünüz alet bir içbükey ayna yapıcısı.



Oraya kadar gitmişken müzenin her tarafını gezdik. Dört sene önceki ziyaretimden hatırladığım kadarıyla pek bir şey değişmemiş. Açık havada uçağın bulunduğu yere bir de helikopter getirmişler. Arabalar, bisikletler, gemiler, tekneler, dükkânlar, atölyeler, kesiti çıkarılmış makineler aynen duruyordu. Bir tek gemici düğümü atmasını öğreten bir amcayı kaçırdığımızı hatırlıyorum belli saatlerde geldiği için. Denizcilikle ilgili kısımda ona dair bir iz aradım, bulamadım… Onun yerine muhtemelen akşam gerçekleşecek düğün için yapılan hazırlıklara denk geldik. Eskiden arabaların durduğu camekanlı salonu bu iş için boşaltmışlar, masa düzenlemesi yapılıyordu. Masa süsü olarak seçtikleri lilyumlar mis gibi kokuyordu…